Sokrates’i tanıyor musunuz? Sokrates’in okulu. Bu okulun normal bi okul gibi sıraları kitabı sınıfı vs si yoktu, aslında bir nevi hayat okuluydu. Sokratın öğrencisi olmak isteyen bir genç ne istersen yapacağım, söylediklerini harfiyen uygulayacağım yeter ki beni öğrencin olarak kabul et demiş. Sokrat öğrencisini almış bi deniz kıyısına götürmüş, paçalarını sıvamış ve denizin içinde ilerlemeye başlamış. Hevesli genç de direk arkasından girip yanına gitmiş. Sokrat birden bire gencin kafasını suyun altına sokmuş ve bi süre çırpınmasını seyrederek onu suyun altında tutmuş. Takati kalmayınca kafasını sudan çıkarmış, yaşadığından emin olunca onu orada bırakıp gitmiş. Genç olanlara bi anlam verememiş, düşünmüş anlayamamış. Ertesi gün sokratın yanına gitmiş beni neden öldürmeye çalıştın ben senin öğrencin olmak istedim demiş..sokrat “öldürmek mi? Hiç aklımdan bile geçirmedim” demiş. Genç “o halde kafamı neden suyun altına tutup bastırdın?” demiş. Sokrat gence “o an aklından ne geçti” diye sormuş. Gen düşünmüş düşünmüş. Ölüyor olduğum demiş. Ölüm mü yani demiş sokrat. Hayır tam olarak o değil demiş. Yaşam mı peki demiş sokrat. Hayır tam olarak o da değil demiş genç.

adil bey: hani ölüme çok yaklaşan insanlar hayatlarının bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçtiğini söylerler, ama aslında bu süre 3-5 saniyelik bir zamandır normalde böyle bir deneyim yaşamıyoruz ama zihnimiz bu kadar hızlı çalışabilir aslında.
Sokrat gence demiş ki. O anda nefes alamıyordun, ihtiyacın olan tek şey hava’ydı..ama bunu hiç düşünmedin
genç şaşırmış. Gerçekten de o esnada hava hariç neredeyse herşeyi düşünmüş. Oysa ihtiyaç duyduğu şey aklına hiç mi hiç gelmemiş.

İşte biz de hayatlarımızda, bazen ihtiyacımız olan şey dışında herşeyi ve her yolunu düşünür; asıl ihtiyacımız olanı aklımıza bile getirmeyiz. Bu hikayeyi kendimizle bağdaştırarak, hayatımızda en çok neye ihtiyacımız olduğunu bulmalı ve ona yönelmeliyiz.

 

ABDULLAH CANITEZ